11 Şubat 2008 Pazartesi

Tarihimizde Garip Vakalar - Reşad Ekrem Koçu


İçki yasağının en amansız devri, IV. Murad zamanı olmuştu. Ne kadar garip bir tesadüftür ki ayyaşların piri Bekri Mustafa da o devirde yaşamıştır; muhtemeldir ki layemut şöhretini, o müthiş yasağa rağmen içki içmesi yüzünden ve bu kahbar padişahın lutfi mahsusuna uğrayarak başını cellat pençesinden kurtarmasından almış olacaktır. Bekri Mustafa üzerine nakledilen en güzel fıkralardandır:

Mustafa Üsküdar iskelesinde kayıkçılık yaparken bir gün Sultan Murad ile Sadrazam Bayram Paşa tedbil gelirler ve mahsus koca ayyaşın kayığına binerler, sahilden bir hayli açılınca, kayıkçı, rakı destisini dikip birkaç yudum çeker. Sultan Murad, “Baba destiyi uzat, bir yudum da ben içeyim!” der. Mustafa güler, “Sen içemezsin oğul, içindeki su değil, rakı!” der. Padişah, “Niye içemeyelim?” deyince, “Tahammül edemezsiniz, belli olur, hem kendinizi hem de beni yakarsınız!” der. Beriki ısrar edince destiyi uzatır. Yol aladursunlar, desti elden ele dolaşır. Bir ara Sultan Murad, “Baba sen padişah yasağından korkmaz mısın?” diye sorar. Bekri Mustafa, “Korkarım, amma Padişah beni burada nerden görecek?” der. Padişah, “Ya ben haber verirsem?” deyince, “Veremezsin, sen de içtin, kellelerimiz beraber düşer!” cevabını verir. Bunun üzerine çakırkeyif olan hükümdar, “Ya ben Padişah, bu adam da Sadrazam Bayram Paşa ise!” deyince, Bekri Mustafa kürekleri bırakıp kahkahayı atar, “Hey köftehor. Ben demedim mi tahammül edemezsiniz diye! Şunun şurasında iki yudum rakı içtiniz, biriniz padişah, biriniz vezir olmaya kalktınız!” der.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder